|
|
||||||||||||||||||||||||
| YARIŞMACILARA YARARLI BİLGİLER VE ÖNERİLER | ||||||||||||||||||||||||
|
Bir uzun mesafe koşusu olan "Maraton" ile "Dağ Maratonu" arasında ne fark vardır? Normal maraton, dağ maratonu ile kıyaslandığında kısa yada en fazlasıyla orta parkura eş düşebilir. Normal maratonda hemen hemen aynı özellikte bilinen bir yol üzerinde koşarsınız. Dağ maratonunda ise koştuğunuz yüzey sürekli değişir. Bu değişen ve önceden bilinmeyen parkurda 6 - 8 ve hatta 12 saat koşarsınız.
YARIŞMAYA KATILSAYDIM NELER YAPARDIM… DASK Anadolu Dağ Maratonu (Dağ Aşma Yarışması), ülkemizde 2000 yılından bu yana, Uluslararası Dağ Maratonları standartlarına uygun olarak düzenlenen bir yarışmadır. DASK Anadolu Dağ Maratonu doğru parkur seçimi yapıldığında ve basit bir hazırlık ve bilgilenme dönemi ile herkesin katılabileceği ve bitirebileceği bir yarışmadır. Önceki yarışmalardan ve katılımcılarımızdan da aldığımız önerilerle deneyimlerimizi aktararak, özellikle bu tür bir yarışmaya ilk kez katılanlara yardımcı olacağımızı düşünüyoruz.
1- Yarışma kurallarını defalarca okurdum… Yarışma kurallarını defalarca ve dikkatlice okurdum. Yarışma kurallarında anlaşılmayan bölümler veya soracaklarım var ise Düzenleme Kurulu’na sorardım ( dask@dask.org.tr ). Önceki yarışmalara katılanların yazdıklarını okurdum. http://www.dask.org.tr/bize_yazdiklariniz/bize_yazdiklariniz.htm
Yarışmaya ikişer kişilik ekipler katılmaktadır. Tek kişi veya 3, 4 kişilik ekipler yarışmamıza katılamazlar. Ekip üyelerinin uyumu yarışmacılar için belki de en önemli konudur. Gerek kondisyon gerekse işbölümü anlamında ekip oluşturulması ve yarışmaya katılan iki kişinin daha önce doğada birlikte birkaç kez antrenman yapması önemlidir. Performansı benimkine yakın, doğa ile barışık, harita ve pusula kullanmayı bilen, daha önceden doğada birlikte olduğum bir takım arkadaşı seçerdim.
3- Hangi parkurda yarışacağıma karar verirken… Gözlemlerimize göre bugüne kadar düzenlenen DASK Yarışmalarda, yarışmacıların en fazla hata yaptıkları konulardan biri parkur seçimi oldu. Doğrusunu söylemek gerekirse bazı yarışmalarda bizler de hatalıydık, çok zorlu parkurlar düzenledik. Kimi zaman iki istasyon arasında tırmanılan yükseklikler fazlaydı kimi zaman ise arazi çok zorluydu. Parkurları sadece kuş uçuşu km olarak değerlendiren yarışmacıların bazıları bu nedenle parkuru tamamlayamadılar. 2003’de düzenlenen yarışmada ise başka bir beklenmedik etken yarışmacıları etkiledi, yarışmanın yapıldığı gün son yılların en sıcak günüydü.
Yarışmacıların kendi performanslarının üzerinde bir parkuru seçmelerinin üzerine bir de yön kaybı eklendiğinde, daha fazla yol yapmak zorunda kalmaları parkuru tamamlamalarını engelleyen en önemli etken olarak gözlemledik. Sırtında yükle bir istasyonu bulamamak yarışmacıları tüketmekte ve yarışmayı yarıda bıraktırmakta.
Parkur uzunlukları (kuş uçuşu olarak) ve bilgileri
Özellikle ilk kez katılıyorsam ve gerek doğadaki performansım gerekse dayanıklılığım üst düzey değil ise ve daha önceden antrenman yapmamışsam kesinlikle kısa veya orta parkuru seçerdim.
Uzun parkura katılmayı düşünseydim öncelikle birlikte katılacağım arkadaşımla, en az 3-4 ay öncesinden kondisyon, yön bulma ve uyum antrenmanlarına başlardım. 4- Yanıma neler alırdım, neler almazdım… Yarışmacıların taşıması zorunlu malzemeler ve kişisel seçimlerine göre yanlarına aldığı malzemelerin ağırlığı çok önemli. Ağır uyku tulumları ve çadırlar, gereksiz ve fazla yiyecek malzemesi yarışmanın ilerleyen saatlerinde taşınması eziyet veren ağırlıklar haline dönüşmekte.
8 Hafif bir çadır (en fazla 3 kg ağırlığında) taşırdım.8En az –10 oC derecelik uyku tulumu (en hafifinden) edinirdim. 8İyi bir pusula edinirdim, pusulamı daha önce harita ile kullanırdım ve denerdim. 8Teleskopik baton kullanırdım. 8Mat almazdım, bir gece sert yerde yatmak çok önemli değil diye düşünürdüm. (Mat ağır olmamasına karşın hacmi nedeniyle iyi yerleştirilmediğinde sırt çantasının dengesini bozan bir unsurdur). 8Küçük (hafif) ama güçlü bir dürbün alırdım. 8Hafif ama yeterli enerji sağlayan gıdaları alırdım. 5- Ayakkabımı seçerken nelere dikkat ederdim… Bugüne kadar düzenlenen yarışmalarımızda yeni alınmış ve hiç denenmemiş ayakkabılar genellikle yarışmacılara sorun çıkarttı. Bir defasında ise, bir yarışmacımızın ayakkabısı ilk günün sonunda parçalandı. Gece yarısı en yakın ilçeye giderek kendisine bir spor ayakkabısı alıp ulaştırdık ve yarışa devamını sağladık. Tabii her ilçede gece saat 24.00’de bir ayakkabıcıyı uyandırıp evinden alıp, dükkanını açmaya ikna etmek kolay olmayacaktır.
8Ayağım ile ayakkabı arasında boşluk bırakmayan bir ayakkabı seçerdim (sıkmayan, sürtünmesi de olmayan). 8Yarışmada giyeceğim ayakkabı ile önceden en az 10–15 km doğada yürüyüş yapardım. 8Yeni aldığım ve hiç giymediğim bir ayakkabı ile kesinlikle yarışmaya katılmazdım. 8Ayakkabımın yarışma sırasında parçalanacak kadar eski olmamasına da dikkat ederdim . 6- Pusula kullanma ve yön bulma becerimi geliştirirdim… Yön kaybının, yarışmalarımız sırasında çoğu kişinin moral ve fizik kondisyonunu tüketen bir etken olduğunu gözlemledik. Bu nedenle pusula ve harita kullanımı konusunda yeterli pratik yapılmasında fayda var.
8Pusula ve harita kullanımı konusunda daha önce hiç gitmediğim bir yerde kendikendime ve takım arkadaşımla yön bulma denemesi yapardım. DASK’ın web sayfasından yararlanırdım. http://www.dask.org.tr/bilmek_istedikleriniz/dogada_yon_bulma/harita_hakkinda.htm
8Nerede olduğumu bilmediğimde hangi yöntemlerle bulunduğum noktayı belirleyebileceğimi öğrenirdim. http://www.dask.org.tr/bilmek_istedikleriniz/dogada_yon_bulma/kaybolmak.htm
8Harita ve pusula kullanımı için elde edeceğim 1/25.000’lik örnek haritalarla çalışırdım. 8Cep telefonumu yarışma öncesi şarj ederdim. 8Yarışma sabahı çıkış almadan önce tuvalet ihtiyaçlarımı giderirdim. 8Mutlaka kahvaltı ederdim ve yeterli miktarda su içerdim. 8- Yarışma sırasında nasıl davranırdım ?… Yarışma sırasında yarışmacıların kendilerini sağlık ve kondisyon yönünden korumaları çok önemli. Yarışmanın ilk günü çok hızlı hareket eden bazı ekiplerin ilk günü birinci bitirmelerine karşın ikinci gün son sıralarda yer aldığını hatta yarışı terk ettiklerini gördük. Yarışma sonuna kadar performanslarını ayarlamaları ve enerjilerini iki güne yayacak şekilde harcamaları bitiş noktasına ulaşmak için gerekli.
Doğada ilerlerken birçok faktör bizim düz bir hatta ilerlememizi engeller (arazideki eğimler, gideceğimiz noktayı görmeden ilerlemek, ağaç kütükleri, kaya blokları, dereler, göller, bataklık alanlar, sık çalılıklar vb) bu nedenle pusula ile belirlediğimiz yönü sürekli kontrol etmek çok önemlidir.
Ilgaz Dağları’nda rota belirleme çalışmaları sırasında dik bir yamacın tepesinden aşağıdaki kocaman bir gölete inecektik. Göleti gördükten sonra pusulamızı cebimize koyup inmeye başladık. Bir süre sonra sık ormanlık bir araziye girdik artık göleti göremiyorduk. Yapmamız gereken sadece dümdüz inmekti ve pusulamızı bu nedenle cebimizden çıkartmadık. Birkaç saat ilerledikten sonra hala gölete ulaşamayınca yönümüzün saptığını fark ettik. Göletten 3-4 km uzaklıkta bir noktada ve yükselti olarak neredeyse 300-350 metre aşağıya düştüğümüzü saptadık. Göletteki araçlı ekibi bizi almaları için çağırdık. Daha sonra, aynı yerde yarışma sırasında harita ve pusula kullanmada çok deneyimli olan bir ekip de aynı hataya düştü. Tabii onlar yarışmayı terk etmemek için 300 metre fazladan bir yükseltiyi 3 km boyunca tırmandılar.
8Uzun verilen molalarda mutlaka yağmurluk/rüzgarlık giyerek kendimi korurdum. 8Yarışma sırasında koşmazdım, hızlı yürürdüm. (Tabii varış noktası veya istasyonları görünce ben de dayanamazdım koşardım.) Enerjimi yarışmanın geneline yaymayı hesaplayarak hareket ederdim. 8İniş olan yerlerde daha dikkatli olurdum, ayağımı yere sağlam basmaya özen gösterirdim (Genellikle sakatlanma ve kazaların büyük çoğunluğu dönüş yolunda veya daha kolay olduğu sanılan inişlerde olmaktadır). 8Gideceğim yeri gördükten sonra ilerlemeye başladığımda kapalı araziye girdiğimde (orman içine veya sise girdiğimde) eğer gideceğim nokta görüş alanımdan çıkmış ise pusulamı çıkartıp kullanarak ilerlerdim). 9- Olumsuz olaylara nasıl yaklaşırdım ?… Yarışmalarımız sırasında doğal olarak yönünü kaybedenler hatta hareket edemeyecek kadar kafası karışan ekipler olmaktadır. Ancak bize cep tel ile ulaşmaları veya ulaşmasalar bile belli bir süreden sonra varmaları gereken istasyona varmadıkları tespit edilirse hemen arama-kurtarma çalışmaları başlatılmaktadır. Bugüne kadar düzenlenen yarışmalarımızda bu durumdaki yarışmacıların hepsine en geç 2-3 saat içinde ulaşılmıştır.
DASK tarafından yarışma bölgesinde günlerce yaya olarak veya araçla ön çalışmalar yapılmaktadır. Tüm yolların kilometreleri hesaplanmakta, istasyonlar arasında yürünmekte, bölgeye hakim bir nokta ana telsiz merkezi için belirlenmekte, su kaynaklarının mevsimsel durumları öğrenilmekte, bölgedeki yaban yaşam araştırılmakta, haritada hatalı veya eksik olan yol vb işaretler olabildiğince düzeltilmeye çalışılmaktadır. Böylece yarışma alanı, neredeyse o bölgede görev yapan ormancılar ve köylüler kadar iyi bilinmektedir. İstasyonların çoğunda hekim olan DASK görevlileri bulundurulmakta ve iletişim uydu telefonları, telsiz ve cep telefonlarıyla sağlanmaktadır.
8Kaybolma durumunda paniğe kapılmazdım. Eninde sonunda DASK’ın bana ulaşacağını bilerek önce cep telefonu çekebilen bir noktaya ulaşıp haber verirdim. Cep telefonu çeken yer bulamazsam bir orman-köy yoluna inerek o yoldan ayrılmadan doğru olduğunu belirlediğim yöne doğru ilerlerdim. 8Kaybolsam da, yarışı bitiremesem de, ayağım burkulup yarış dışı kalsam da, içinde bulunduğum ortamın keyfini çıkarırdım. 8Ama doğayı ciddiye almayı da ihmal etmezdim. 8Şairin “YAŞAMAK” için dediğini, DOĞA için uyarlardım… “Doğa, şakaya gelmez Doğayı ciddiye alacaksın”
Bu yarışma, doğada insanın yalnızca diğer yarışmacılarla yarışması değil, daha çok kendisiyle yarıştığı bir etkinliktir. Bizler DASK topluluğu olarak bu etkinliği, adı her ne kadar yarışma olsa da, kişilerin doğa ile bütünleşmesini sağlamak, birlikte doğada olmak, bir şeyler üretmek, yeni dostlar edinmek, ülkemizin dağlarını karış karış öğrenmek için düzenliyoruz.
DÜZENLEME KURULU
Yarış koşullarına uygun değişik alanlarda sırt çantası ile birlikte yürümeye çalışın. Yarışmadan birkaç ay önce hızlı çalışmalarla ayaklarınızın 2 günlük bir yarışa dayanıp dayanmayacağını test edin. Bu çalışmalar sizi fazla kilolarınızdan kurtaracağı gibi 2 günlük bir yarışta neler hissedeceğinizi de gösterecektir. Bu çalışmaları mümkün olduğu kadar takım arkadaşınızla birlikte yapın. Birbirinizi doğada daha iyi anlama olanağınız olur.
Yarışmadan birkaç gün önce çalışmalarınızı iyice hafifletin ki vücudunuz dinlensin ve rahatlasın. Daha çok karbonhidratlarla beslenin ve yeterli miktarda sıvı tüketin.
Dask Anadolu Dağ Maratonu yarışmasında sadece yürümeyeceksiniz, aynı zamanda hızlı bir şekilde gideceğiniz rotayı belirleyeceksiniz. Bu nedenle harita okuma ve pusula kullanma becerinizi iyice geliştirmelisiniz. Siste, karanlıkta ve benzeri elverişsiz koşularda da yön bulma becerinizi geliştirin. Yeryüzü şekillerine göre rotanızı rotanızı uygun bir biçimde değiştirmeyi öğrenin. Gerekli şahsi ve takım malzemelerinizi en iyi şekilde seçmek ve düzenlemek için zaman ayırın. Çalışıp çalışmadıkları iyice kontrol edin.
Dağ Maratonu gibi çok günlük etkinliklerde iyi bir performans için ayaklara dikkat etmek ve ayak problemlerinden kaçınmak gerekir. Ayakkabılarınız ayaklarınız ile bütünleşmelidir.
8 Yarışmalarda asla yeni aldığınız bir ayakkabıyı giymeyiniz. 8 Ayaklarınıza uygun bir çift ayakkabı seçin. Ayaklarınıza uyan en büyük numara olmasına dikkat edin. 8 Ayakkabılarınızı öğleden sonra alın. Olağandan biraz daha kalın bir çorapla deneyin. Parmaklarınızın önünde en az 1 cm boşluk kalmalıdır. 8 Ayakkabılarınızın altına özel bir tabanlık koyabilirsiniz. Ancak bu tabanlık ayaklarınızı rahatsız etmemelidir. 8 Ayakkabınız bağcıklı olmalıdır. Ayaklarınız kalın bir çorapla rahat edebilecek şekilde ayarlayabilirsiniz. 8 Ayakkabınız hafif materyallerden yapılmış olmalıdır. Bu da size rahat bir yürüyüş sağlar. 8 Ayakkabı tabanını yüzeye uyum gösterecek şekilde belli bir yükseklikte ve esneklikte olmalıdır. Bu şekilde adale incinmelerinden sakınmış olursunuz. 8 Yarışmalarda asla yeni aldığınız bir çorabı giymeyiniz. En az birkaç kez giydiğiniz bir çift çorap giyiniz. 8 Doğal materyallerden (pamuk, pamuk karışımı vb.) yapılmış çorapları alınız. Terin emilmesine ve cildinizin rahat etmesine yardımcı olur. 8 Yeterli miktarda çorap bulundurun. 8 Ayaklarınızın ayakkabı ile sürtünme noktalarını iyi bilmelisiniz. 8 Ayaklarınızı rahat ettirmek için bu noktalara vazelin gibi kremler sürebilirsiniz. Vazelin çorap tarafından da emilip bu noktaların aşınmasına ve yara oluşmasına engel olur. 8 Yarışmadan bir hafta önce ayak parmaklarınızın tırnaklarının bakımını mutlaka yapmış olmalısınız. YANINIZDA GETİRMENİZİ ÖNERDİĞİMİZ MALZEMELER
1- Sel yataklarına dikkat edin
Hava sıcaklığı vücudumuz tarafından atmosferik şartlara bağlı olarak algılanır. Aynı sıcaklıkta fakat daha fazla neme sahip bir havayı çok daha sıcak olarak algılarız. Normal vücut 36-37 C’ dir. Bu ısı karmaşık mekanizmalarla sabit tutulur. Normal düzenleme mekanizmalarının aşıldığı ve vücudun artık daha fazla ısıyı tolere edemediği zamanlarda sıcağa maruz kalma nedeni ile hastalık oluşur. Bunun üç formu olabilir:
a- Sıcak krampları b- Sıcak bitkinliği c- Sıcak çarpması
SICAK KRAMPLARI: Uzun süre yüksek ısıya maruz kalanlarda görülen ağrılı kas kasılmaları ile belirgin durumdur. Ateşle ilgili işçilerde, aşırı egzersiz yapanlarda hatta bazen iyi kondüsyonlu atletlerde bile görülebilir. Kişilerde terleme ile su ve tuz kaybı olur. Aşırı çalışan ve stres altında olan kaslar da bu kaybına duyarlı hale gelirler ve kramplar oluşur. Kramplar; aniden başlayan, aşırı ve hareketi kısıtlayıcı ağrılardır.
İlkyardım: 1. Kazazedeyi sıcak ortamdan uzaklaştırın. 2. Kazazedeyi yatırarak veya oturtarak krampları dinene kadar kramplı kasları dinlendirin. 3. Bu kazazedelere tuz yoğunluğu yüksek sıvılar verilmemelidir. Çünkü kayıp çok yüksek değildir. Sulandırılmış dengeli elektrolit solüsyonları, su içinde eritilmiş ishal tozları kullanılabilir. Bunlar mevcut değilse 1lt. suyun içine 1 çay kaşığı tuz atarak hazırlanan içecekler verilebilir.( Tuzlu su bulantı ve kusma yapabilir, içeceğe 3-4 çay kaşığı şeker de katılırsa sorun hallolur.) 4. Ağrılı kaslara aşırı ve sert masaj yapmayın. Bu şekilde kasların kemiğe yapıştığı yerlerde kopmaya hatta kas yırtılmalarına neden olabilirsiniz.
SICAK BİTKİNLİĞİ: Sıcak yorgunluğu ya da sıcak baygınlığı da denen sıcak bitkinliği sıcağın neden olduğu en sık görülen hastalıktır. Terleme ile aşırı su ve elektrolit kaybına bağlı olarak oluşur.
Belirtiler: 1. Kazazede sıcaktan yakınır, sık sık susar. 2. Baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, sersemlik, bulantı, kusma olur. 3. Kazazedelerin ciltleri soluk, terli ve yapışkandır. 4. Nabız ve solunum hızlı olabilir. Genelde yaşam bulguları normaldir. 5. Vücut ısısı genellikle normal veya biraz yüksektir. 6. Kazazede ani hareketlerde baygınlık geçirebilir. 7. Eğer tedavi edilmezse, sıcağa maruziyet devam ederse bilinç düzeyi düşebilir, sıcak çarpmasına dönüşebilir.
İlkyardım: 1. Kazazedeyi hemen sıcak ortamdan uzaklaştırın. 2. Tüm sıkı giysileri gevşetin ve fazla olanları çıkartın. 3. Kazazedenin uzanmasını sağlayın, ayaklarını biraz yükseltin. 4. Eğer tamamen kendindeyse 1lt.suya 1çay kaşığı tuz ve 3-4çay kaşığı şeker katarak hazırladığınız içeceği verin. 5. Bu önlemler çoğu durumda tüm belirtileri ortadan kaldırır ve kazazede 30dk. İçinde kendini daha iyi hisseder. Eğer belirtiler düzelmezse, bilinç kapanmaya başlarsa veya ısı yüksek kalırsa daha yoğun tedavi için kazazedeyi hastaneye nakledin.
SICAK ÇARPMASI: Sıcağa maruz kalmanın yol açtığı çok az görülen ama en ciddi hastalıktır. Vücudun kabul edebileceğinden daha fazla ısıya maruz kalınmış ve aşırı ısıdan kurtulmanın tüm normal mekanizmaları aşılmıştır. Vücut ısısı hızla doku zararına yol açan düzeye yükselir, tedavi edilmezse mutlaka ölüm ile sonlanır.
Belirtiler: 1. Sıcak çarpmış kazazedelerin ciltleri sıcak, kuru ve kırmızıdır. Terleme mekanizmaları aşıldığı için terleyemezler. Bu bulgular sıcak bitkinliği ( terli, yapışkan cilt ) ile tezat oluştururken sıcak bitkinliğinden sıcak çarpması geliştiren kazazedelerin ciltlerinin nemli kaldığı unutulmamalıdır. 2. Vücut ısısı 40-42 C”ye yükselir. 3. Kazazedenin bilinç düzeyi düşer ve kişi hızla çevreye ilgisiz hale gelir. Sayıklamalar, anlamsız konuşmalar olabilir. Tamamen bilinç kaybolabilir. 4. Nabız zayıflar, kan basıncı düşer.
İlkyardım: 1. Kazazedeyi sıcak ortamdan uzaklaştırın. 2. Kazazedenin giysilerini çıkartın. 3. Tüm vücudu derhal soğutmaya başlayın. Kazazedenin üzerine ıslak havlu veya çarşaflar koyun. Bunları her 5dk’da bir değiştirin. Yelpaze, vantilatör veya herhangi bir araçla sağlanan serin hava akımını kazazedeye doğru tutun. KAZAZEDEYİ ASLA ANİ VE ÇOK SOĞUK SUYLA ( BUZLU SU BANYOSU GİBİ ) SOĞUTMAYIN. 4. Kazazede bilinçli ise su ya da serin içecekler yudumlatın. 5. Bilinç, solunum ve nabzı sürekli takip edin. 6. Gerekiyorsa ilkyardımın ABC’sini uygulayın. 7. Kazazedeyi hemen bir sağlık kuruluşuna nakledin.
Korunma: 1. Güneşte veya sıcakta çok fazla kalmayınız. Sıcak için ilk gün 15dk. İle sınırlı olan aşırı aktivitenin her gün 15dk. arttırılarak sürdürülmesi sıcağa alışmayı sağlayabilir. 2. Sıcak havada uzun fiziksel çabadan kaçınınız. 3. Açık renkli,vücuda bol giysiler, açık ayakkabılar giyiniz. 4. Mutlaka yeterli miktarda sıvı alınız.
Sıcak çarpması nedeni ile ölen kişilerin beyin hücrelerinde hasarlar görülmüştür. Karaciğer, böbrek ya da öteki organlardan birinde veya birkaçındaki harabiyet bazen sıcak çarpmasından günlerce sonra ölüme götürebilir.
Sıcak çarpmasında; vücut ısısının artması ile derialtı damarları genişler, derin dokulardan deriye kan akımı olur ve kan burada göllenir. Dolaşımdaki kanın azalmasıyla kalp kası hücrelerinde ölümler, ritim bozuklukları, yaygın damar içi pıhtılaşmaları ve diğer sistemik etkiler ile karşılaşılabilinir. Makattan alınan ısının 41C ve üzerine çıkmasıyla beyin harabiyetleri başlar, 43C’nin üzeri ise yaşamla bağdaşmaz. Vücut ısısının teorikte 37C nin uygulamada 35C nin altına düşmesine HİPOTERMİ denir. Bazen vücudun sadece ayaklar ,eller,kulaklar veya burun gibi uç kısımları soğuğa maruz kalıp lokal olarak yaralanabilir.
Belirtiler: Hipotermi 5 genel evre boyunca ilerler. Evreler arasında belirgin bir ayırım yoktur.Ancak belirti ve bulguları bilen ilkyardımcı durumun ciddiyetini tahmin edebilecektir.
1. Evre: Vücut ısısı 35-32 C arasındadır. Donma üşüme ile başlar. Kazazede soğuktan yakınır . Cilt soğuktur,daha fazla ısı üretmeye çalışan kazazede zıplar,ayaklarını yere vurur. Tüyleri diken diken olmuştur. Daha sonra titreme görülür. 2. Evre: Vücut ısısı 32-29 C arasındadır. Azalmış kas fonksiyonu ile karakterizedir. Kazazede montunun fermuarını çekemez,ince kas aktivitesi durmuştur. 3. Evre: Vücut ısısı 29 C olduğu zaman artık tüm kassal aktivite durmuştur. Kazazede yorgun,UYKULUDUR. Çevresine kayıtsız olabilir. Soğuk ortamla savaşma isteğini yitirmiştir. Soruları sadece hırıltı şeklinde yanıtlar. 4. Evre: Vücut ısısı 27 C ye inmiştir. Hayati bulgularda azalma gözlenir. Nabız yavaşlar ve gittikçe daha zayıf olur,düzensiz nabızlar alınabilir. Şahdamarı atışını bile saptamak güç olabilir. Solunum da yavaşlamıştır. 5. Evre: Tüm kalp ve akciğer aktivitesinin tamamı ile durmuş gibi olduğu bu son evre görünüşte ölümle karakterizedir. ‘Görünüşte’ sözcüğü kullanılmıştır çünkü ölü gibi görünen böyle kazazedeler canlandırılmışlardır. Eski bir deyiş “Birisi ısıtılıp ölü olduğu görülmedikçe ölü kabul edilmez” der. Bu nedenle ilkyardımcı soğuk,nabzı alınamayan kazazedeyi asla ölü olarak değerlendirmemelidir. Kişi “metabolik bir buz kutusu”nda olabilir ve eğer daha fazla ısı kaybı önlenirse başarıyla geri döndürülebilir.
İlkyardım 1- Kazazedeyi yatar pozisyonda tutun. 2- Islak giysilerini çıkartın, nazikçe kurulayın. 3- Kondüksiyon ve konveksiyon yoluyla ısı kaybını önleyin. Soğuk ıslak zeminle,soğuk metal gibi cisimlerle temasını kesin; rüzgardan,hava akımlarından koruyun. 4- Tüm vücudu sadece yüz açıkta kalacak şekilde, mümkünse önce naylon ya da folyoyla sonra battaniye veya kuru, geniş bir materyalle sarın. Baş ve boyunu iyice kapayın. Çünkü vücut radyasyon yolu ile en çok bu bölümlerden ısı kaybeder. 5- Kazazede bilinçli ise ılık, tatlı bir içecek yudumlatın. 6- Kazazedenin ABC’sini sürekli kontrol edin. 7- Kazazede bilinçsiz ise hava yollarını kontrol edin, gerekirse suni solunum yapın ama KALP MASAJI YAPMAYIN.......... 8- Kazazedeyi hemen bir hastaneye nakledin.
Hipotermide Asla Yapılmayacaklar
1- Kazazedeyi ani olarak ısıtmayın Hemen çok sıcak bir yere almayın. Doğrudan bir ateşe,sobaya ya da herhangi bir ısı kaynağına maruz bırakmayın. Sıcak su doldurulmuş şişeler,termoforlar,elektrikli battaniyeler kullanmayın.
2- Masaj yapmayın, ovalamayın. 3- Sigara içirmeyin, alkol vermeyin. 4- Bandaj yapmayın. 5- Cilde ilaç, merhem vs. sürmeyin. 6- Hipotermik kazazedenin olay yerinde tamamen ısıtılmasına çalışılmamalıdır. Yeniden ısıtma, hastane ortamında bile düzeltilmesi güç, çok ciddi kalp atım bozukluklarına neden olabilir. Bu ritim bozuklukları olay yerinde düzeltilemez. 6- Kaza olduğunda rapor edilmesi Yaralanan yada hastalanan kişiye ilk yardım uygulayın ( http://www.dask.org.tr/ILKYARDIM/iy_ilkeler.htm ) arama-kurtarma ve ilk yardım ekibini çağırın, ekibe ulaşmak için uluslararası çağrı sinyalleri dahil tüm araçları kullanın. Ekibe ulaştığınızda;
Uluslararası çağrı işaretleri: Arka arakaya 6 kez UZUN İŞARET ve bir dakika ara verin. BUNA SESİNİZİ DUYURUNCAYA KADAR DEVAM EDİN. İşaret biçimleri:
|