YARIŞMACILARA YARARLI BİLGİLER VE  ÖNERİLER

 

MARATON VE DAĞ MARATONU     2- Karbonhidratlar
YARIŞMAYA KATILSAYDIM NELER YAPARDIM…     3- Yağlar
  1- Yarışma kurallarını defalarca okurdum…     4- Proteinler
  2- Ekip arkadaşımı seçerken…     5- Vitaminler
  3- Hangi parkurda yarışacağıma karar verirken…     6- Mineraller
  4- Yanıma neler alırdım, neler almazdım   AYAKKABILARINIZ
  5- Ayakkabımı seçerken nelere dikkat ederdim…   ÇORAPLARINIZ
  6- Pusula kullanma ve yön bulma becerimi geliştirirdim…   AYAK BAKIMI
  7- Çıkış öncesi…   YANINIZDA GETİRMENİZİ ÖNERDİĞİMİZ MALZEMELER
  8- Yarışma sırasında nasıl davranırdım ?…   GÜVENLİĞİNİZ
  9- Olumsuz olaylara nasıl yaklaşırdım ?…     1- Sel yataklarına dikkat edin
YARIŞMAYA HAZIRLIK     2- Yer kayması
  1- Fiziksel Eğitim     3- Tepe yüzeyleri yangınları
  2- Beceri Geliştirme  Eğitimi     4- Sıcak maruz kalma
TEMEL GIDALAR     5- Soğuğa maruz kalma
  1- Su     6- Kaza olduğunda  rapor edilmesi

 

MARATON VE DAĞ MARATONU

Bir uzun mesafe koşusu olan "Maraton" ile "Dağ Maratonu" arasında ne fark vardır?

Normal maraton, dağ maratonu ile kıyaslandığında kısa yada en fazlasıyla orta parkura eş düşebilir. Normal maratonda hemen hemen aynı özellikte bilinen bir yol üzerinde koşarsınız. Dağ maratonunda ise koştuğunuz yüzey sürekli değişir. Bu değişen ve  önceden bilinmeyen parkurda 6 - 8 ve hatta 12 saat koşarsınız.

 

YARIŞMAYA KATILSAYDIM NELER YAPARDIM…

DASK  Anadolu Dağ Maratonu (Dağ Aşma Yarışması), ülkemizde 2000 yılından bu yana, Uluslararası Dağ Maratonları  standartlarına uygun olarak düzenlenen bir yarışmadır. DASK Anadolu Dağ Maratonu doğru parkur seçimi yapıldığında ve basit bir hazırlık ve bilgilenme dönemi ile herkesin katılabileceği ve bitirebileceği bir yarışmadır. Önceki yarışmalardan ve katılımcılarımızdan da aldığımız önerilerle deneyimlerimizi aktararak, özellikle bu tür bir yarışmaya ilk kez katılanlara yardımcı olacağımızı düşünüyoruz.

 

1- Yarışma kurallarını defalarca okurdum…

Yarışma kurallarını defalarca ve dikkatlice okurdum. Yarışma kurallarında anlaşılmayan bölümler veya soracaklarım var ise  Düzenleme Kurulu’na sorardım ( dask@dask.org.tr ).

Önceki yarışmalara katılanların yazdıklarını okurdum. http://www.dask.org.tr/bize_yazdiklariniz/bize_yazdiklariniz.htm

 

2- Ekip arkadaşımı seçerken…

Yarışmaya ikişer kişilik ekipler katılmaktadır. Tek kişi veya 3, 4 kişilik ekipler yarışmamıza katılamazlar. Ekip üyelerinin uyumu yarışmacılar için belki de en önemli konudur. Gerek kondisyon gerekse işbölümü anlamında ekip oluşturulması ve yarışmaya katılan iki kişinin daha önce doğada birlikte birkaç kez antrenman yapması önemlidir. Performansı benimkine yakın, doğa ile barışık, harita ve pusula kullanmayı bilen, daha önceden doğada birlikte olduğum bir takım arkadaşı seçerdim.

 

3- Hangi parkurda yarışacağıma karar verirken…

Gözlemlerimize göre bugüne kadar düzenlenen DASK  Yarışmalarda, yarışmacıların en fazla hata yaptıkları konulardan biri parkur seçimi oldu. Doğrusunu söylemek gerekirse bazı yarışmalarda bizler de hatalıydık, çok zorlu parkurlar düzenledik. Kimi zaman iki istasyon arasında tırmanılan yükseklikler fazlaydı kimi zaman ise arazi çok zorluydu. Parkurları sadece kuş uçuşu km olarak değerlendiren yarışmacıların bazıları bu nedenle parkuru tamamlayamadılar. 2003’de düzenlenen yarışmada ise başka bir beklenmedik etken yarışmacıları etkiledi, yarışmanın yapıldığı gün son yılların en sıcak günüydü.

 

Yarışmacıların kendi performanslarının üzerinde bir parkuru seçmelerinin üzerine bir de yön kaybı eklendiğinde, daha fazla yol yapmak zorunda kalmaları parkuru tamamlamalarını engelleyen en önemli etken olarak gözlemledik. Sırtında yükle bir istasyonu bulamamak yarışmacıları tüketmekte ve yarışmayı yarıda bıraktırmakta. 

 

Parkur uzunlukları (kuş uçuşu olarak) ve bilgileri

Uzun Parkur

(≈ 50–70 km)

Uzun parkur ciddi hazırlık gerektiren, kondisyon ve yön bulma açısından zor bir parkur. Bugüne kadar bu parkura katılanların %40-50’si yarışmayı tamamlayabildiler. Genelde 3-5 ay öncesinden antrenman yapanlar, fiziksel ve beyinsel açıdan kendilerini hazırlayanlar,  yön bulma (harita okuma, pusula kullanma vb) bilgi ve becerileri iyi olanlar “yaşları ne olursa olsun (40-50”) yarışmayı bitirdiler.

Orta Parkur

 ( 3050 km)

Yaşamında spora yer veren ve yön bulma (harita okuma, pusula kullanma vb) bilgi ve becerileri iyi olanların katılabileceği uzun parkurun biraz daha basiti.

Kısa Parkur        

(1520 km)

Herkesin katılabileceği, 12 yaş üzerindekilere de açık olan bu parkur için gerekli olan en önemli şey, önceki parkurlarda olduğu gibi yön bulma (harita okuma, pusula kullanma vb) bilgi ve becerilerine sahip olmak. Genelde kondisyon bu parkurda sorun olmuyor.

  

Özellikle ilk kez katılıyorsam ve gerek doğadaki performansım gerekse dayanıklılığım üst düzey değil ise ve daha önceden antrenman yapmamışsam kesinlikle kısa veya orta parkuru seçerdim.

 

Uzun parkura katılmayı düşünseydim öncelikle birlikte katılacağım arkadaşımla, en az 3-4 ay öncesinden kondisyon, yön bulma ve uyum antrenmanlarına başlardım. 

é

4- Yanıma neler alırdım, neler almazdım…

Yarışmacıların taşıması zorunlu malzemeler ve kişisel seçimlerine göre yanlarına aldığı malzemelerin ağırlığı çok önemli. Ağır uyku tulumları ve çadırlar, gereksiz ve fazla yiyecek malzemesi yarışmanın ilerleyen saatlerinde taşınması eziyet veren ağırlıklar haline dönüşmekte.

 

8Hafif bir çadır  (en fazla 3 kg ağırlığında) taşırdım.

8En az 10 oC derecelik uyku tulumu (en hafifinden) edinirdim.

8İyi bir pusula edinirdim, pusulamı daha önce harita ile kullanırdım ve denerdim.

8Teleskopik baton kullanırdım.

8Mat almazdım, bir gece sert yerde yatmak çok önemli değil diye düşünürdüm. (Mat ağır olmamasına karşın hacmi nedeniyle iyi yerleştirilmediğinde sırt çantasının dengesini bozan bir unsurdur).

8Küçük (hafif) ama güçlü bir dürbün alırdım.

8Hafif ama yeterli enerji sağlayan gıdaları alırdım.

 é

5- Ayakkabımı seçerken nelere dikkat ederdim…

Bugüne kadar düzenlenen yarışmalarımızda yeni alınmış ve hiç denenmemiş ayakkabılar genellikle yarışmacılara sorun çıkarttı. Bir defasında ise, bir yarışmacımızın ayakkabısı ilk günün sonunda parçalandı. Gece yarısı en yakın ilçeye giderek kendisine bir spor ayakkabısı alıp ulaştırdık ve yarışa devamını sağladık. Tabii her ilçede gece saat 24.00’de bir ayakkabıcıyı uyandırıp evinden alıp, dükkanını açmaya ikna etmek kolay olmayacaktır.

 

8Ayağım ile ayakkabı arasında boşluk bırakmayan bir ayakkabı seçerdim (sıkmayan, sürtünmesi de olmayan).

8Yarışmada giyeceğim ayakkabı ile önceden en az 1015 km doğada yürüyüş yapardım.

8Yeni aldığım ve hiç giymediğim bir ayakkabı ile kesinlikle yarışmaya katılmazdım.

8Ayakkabımın yarışma sırasında parçalanacak kadar eski olmamasına da dikkat ederdim .

é

6- Pusula kullanma ve yön bulma becerimi geliştirirdim…

Yön kaybının, yarışmalarımız sırasında çoğu kişinin moral ve fizik kondisyonunu tüketen bir etken olduğunu gözlemledik. Bu nedenle pusula ve harita kullanımı konusunda yeterli pratik yapılmasında fayda var.

 

8Pusula ve harita kullanımı konusunda daha önce hiç gitmediğim bir yerde kendikendime ve takım arkadaşımla yön bulma denemesi yapardım. DASK’ın web sayfasından yararlanırdım.

http://www.dask.org.tr/bilmek_istedikleriniz/dogada_yon_bulma/harita_hakkinda.htm

 

8Nerede olduğumu bilmediğimde hangi yöntemlerle bulunduğum noktayı belirleyebileceğimi öğrenirdim.

http://www.dask.org.tr/bilmek_istedikleriniz/dogada_yon_bulma/kaybolmak.htm

 

8Harita ve pusula kullanımı için elde edeceğim 1/25.000’lik örnek haritalarla çalışırdım.

é

7- Çıkış öncesi…

8Cep telefonumu yarışma öncesi şarj ederdim.

8Yarışma sabahı çıkış almadan önce tuvalet ihtiyaçlarımı giderirdim.

8Mutlaka kahvaltı ederdim ve yeterli miktarda su içerdim.

é

8- Yarışma sırasında nasıl davranırdım ?…

Yarışma sırasında yarışmacıların kendilerini sağlık ve kondisyon yönünden korumaları çok önemli. Yarışmanın ilk günü çok hızlı hareket eden bazı ekiplerin ilk günü birinci bitirmelerine karşın ikinci gün son sıralarda yer aldığını hatta yarışı terk ettiklerini gördük. Yarışma sonuna kadar performanslarını ayarlamaları ve enerjilerini iki güne yayacak şekilde harcamaları bitiş noktasına ulaşmak için gerekli.

 

Doğada ilerlerken birçok faktör bizim düz bir hatta ilerlememizi engeller (arazideki eğimler, gideceğimiz noktayı görmeden ilerlemek, ağaç kütükleri, kaya blokları, dereler, göller, bataklık alanlar, sık çalılıklar vb) bu nedenle pusula ile belirlediğimiz yönü sürekli kontrol etmek çok önemlidir.

 

Ilgaz Dağları’nda rota belirleme çalışmaları sırasında dik bir yamacın tepesinden aşağıdaki kocaman bir gölete inecektik. Göleti gördükten sonra pusulamızı cebimize koyup inmeye başladık. Bir süre sonra sık ormanlık bir araziye girdik artık göleti göremiyorduk. Yapmamız gereken sadece dümdüz inmekti ve pusulamızı bu nedenle cebimizden çıkartmadık. Birkaç saat ilerledikten sonra hala gölete ulaşamayınca yönümüzün saptığını fark ettik. Göletten 3-4 km uzaklıkta bir noktada ve yükselti olarak neredeyse 300-350 metre aşağıya düştüğümüzü saptadık. Göletteki araçlı ekibi bizi almaları için çağırdık. Daha sonra, aynı yerde yarışma sırasında harita ve pusula kullanmada çok deneyimli olan bir ekip de aynı hataya düştü. Tabii onlar yarışmayı terk etmemek için 300 metre fazladan bir yükseltiyi 3 km boyunca tırmandılar.

 

8Uzun verilen molalarda mutlaka yağmurluk/rüzgarlık giyerek kendimi korurdum.

8Yarışma sırasında koşmazdım, hızlı yürürdüm. (Tabii varış noktası veya istasyonları görünce ben de dayanamazdım koşardım.) Enerjimi yarışmanın geneline yaymayı hesaplayarak hareket ederdim.

8İniş olan yerlerde daha dikkatli olurdum, ayağımı yere sağlam basmaya özen gösterirdim (Genellikle sakatlanma ve kazaların büyük çoğunluğu dönüş yolunda veya daha kolay olduğu sanılan inişlerde olmaktadır).

8Gideceğim yeri gördükten sonra ilerlemeye başladığımda kapalı araziye girdiğimde (orman içine veya sise girdiğimde) eğer gideceğim nokta görüş alanımdan çıkmış ise pusulamı çıkartıp kullanarak ilerlerdim).

é

9- Olumsuz olaylara nasıl yaklaşırdım ?…

Yarışmalarımız sırasında doğal olarak yönünü kaybedenler hatta hareket edemeyecek kadar kafası karışan ekipler olmaktadır. Ancak bize cep tel ile ulaşmaları veya ulaşmasalar bile belli bir süreden sonra varmaları gereken istasyona varmadıkları tespit edilirse hemen arama-kurtarma çalışmaları başlatılmaktadır. Bugüne kadar düzenlenen yarışmalarımızda bu durumdaki yarışmacıların hepsine en geç 2-3 saat içinde ulaşılmıştır.

 

DASK tarafından yarışma bölgesinde günlerce yaya olarak veya araçla ön çalışmalar yapılmaktadır. Tüm yolların kilometreleri hesaplanmakta, istasyonlar arasında yürünmekte, bölgeye hakim bir nokta ana telsiz merkezi için belirlenmekte, su kaynaklarının mevsimsel durumları öğrenilmekte, bölgedeki yaban yaşam araştırılmakta, haritada hatalı veya eksik olan yol vb işaretler olabildiğince düzeltilmeye çalışılmaktadır. Böylece yarışma alanı, neredeyse o bölgede görev yapan ormancılar ve köylüler kadar iyi bilinmektedir. İstasyonların çoğunda hekim olan DASK görevlileri bulundurulmakta ve iletişim uydu telefonları, telsiz ve cep telefonlarıyla sağlanmaktadır.

 

8Kaybolma durumunda paniğe kapılmazdım. Eninde sonunda DASK’ın bana ulaşacağını bilerek önce cep telefonu çekebilen bir noktaya ulaşıp haber verirdim. Cep telefonu çeken yer bulamazsam bir orman-köy yoluna inerek o yoldan ayrılmadan doğru olduğunu belirlediğim yöne doğru ilerlerdim.

8Kaybolsam da, yarışı bitiremesem de, ayağım burkulup yarış dışı kalsam da, içinde bulunduğum ortamın keyfini çıkarırdım.

8Ama doğayı ciddiye almayı da ihmal etmezdim.

8Şairin “YAŞAMAK” için dediğini, DOĞA için uyarlardım…

“Doğa, şakaya gelmez

Doğayı ciddiye alacaksın”

 

Bu yarışma, doğada insanın yalnızca diğer yarışmacılarla yarışması değil, daha çok kendisiyle yarıştığı bir etkinliktir. Bizler DASK topluluğu olarak bu etkinliği, adı her ne kadar yarışma olsa da, kişilerin doğa ile bütünleşmesini sağlamak, birlikte doğada olmak, bir şeyler üretmek, yeni dostlar edinmek, ülkemizin dağlarını karış karış öğrenmek için düzenliyoruz. 

 

DÜZENLEME KURULU

é

YARIŞMAYA HAZIRLIK

 

1- Fiziksel Eğitim

Yarış koşullarına uygun değişik alanlarda sırt çantası ile birlikte yürümeye çalışın. Yarışmadan birkaç ay önce hızlı çalışmalarla ayaklarınızın 2 günlük bir yarışa dayanıp dayanmayacağını test edin. Bu çalışmalar sizi fazla kilolarınızdan kurtaracağı gibi 2 günlük bir yarışta neler hissedeceğinizi de gösterecektir. Bu çalışmaları mümkün olduğu kadar takım arkadaşınızla birlikte yapın. Birbirinizi doğada daha iyi anlama olanağınız olur.

 

Yarışmadan birkaç gün önce çalışmalarınızı iyice hafifletin ki vücudunuz dinlensin ve rahatlasın. Daha çok karbonhidratlarla beslenin ve yeterli miktarda sıvı tüketin.

 

2- Beceri Geliştirme  Eğitimi

Dask Anadolu Dağ Maratonu yarışmasında sadece yürümeyeceksiniz, aynı zamanda hızlı bir şekilde gideceğiniz rotayı belirleyeceksiniz. Bu nedenle harita okuma ve pusula kullanma becerinizi iyice geliştirmelisiniz. Siste, karanlıkta ve benzeri elverişsiz koşularda da yön bulma becerinizi geliştirin. Yeryüzü şekillerine göre rotanızı rotanızı uygun bir biçimde değiştirmeyi öğrenin. Gerekli şahsi ve takım malzemelerinizi en iyi şekilde seçmek ve düzenlemek için zaman ayırın. Çalışıp çalışmadıkları iyice kontrol edin.

é

TEMEL GIDALAR

1- Su: Su insan hayatı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir. İnsan susuz ancak birkaç gün yaşayabilir. Vücuttaki karbonhidrat ve yağın tümü, proteinin yarısı ,suyun ise %10’nu kaybedildiğinde hayat tehlikeye girer. Vücut suyunun %20 oranında eksilmesi ölüme yol açar.

Vücuttaki suyun ortalama %60’ı hücre içinde,%40’ı hücre dışı sıvıda bulunur. İnsan bedeninin kemik deri bağ dokuları ve lipitler dışındaki tüm öğeleri su içinde çözelti olarak bulunur. Hücrelerdeki biyokimyasal tepkimeler bu çözelti içinde oluşur. Vücutta oluşan ısı terle dışarı atılır. Yaklaşık bir litre suyun buharlaşarak terle atılması 600 kalorilik ısıyı yok eder.

 

Günde ortalama 2 litre, Dağ Maratonu gibi yarışmalarda 4 litre su içilmesi önerilir.

 

2- Karbonhidratlar:Besinlerdeki karbonhidratlar (şekerler ve nişastalar) enerjiye kolay çevrilebilen kaynaklardır. Besinlerde genişçe dağılmış olan bu birincil enerji kaynağı, vücutta çok miktarlarda depolanmaz. Bu bakımdan günlük diyetin önemli bir bölümünü oluştururlar. Nişasta ve bütün şekerler sindirilmeleri sonucunda glikoza dönüşür.(glikoz=kan şekeri). Glikoz bedenin hücrelerinde kullanılacak enerjiyi sağlar. Beyin ve sinir sistemi de enerji kaynağı olarak karbonhidratları kullanırlar Sindirimi ince bağırsakta olan karbonhidratların %98’i kullanılır ve fazlası karaciğerde glikojen olarak depolanır.
  • Vücuda enerji verirler.

  • Su ve elektrolit dengesini sağlarlar

  • Bağırsak hareketlerini düzenlerler.

  • Protein kullanımını artırır.

Yetişkin bir insanın günde 1500 - 2000 kcal, günde 8-9 saat yürüyen bir insanın da 3500-4000 kcal ye ihtiyacı vardır.

3- Yağlar:
  • Vücuda enerji verir. (Eşit miktardaki proteinin ve karbonhidrattın 2 katından daha fazla enerji verir.)

  • Elzem yağ asidi vücuda yağ ile alınır.

  • A-D-E-K vitaminlerinin vücutta kullanılmasını sağlarlar.

  • Deri altı yağ tabakası vücut ısısının kaybını önler.

  • İç organları çevreleyerek,onları dış etkenlerde korurlar.

  • Midenin boşalmasını geciktirerek tokluk hissi verir.

  • Östrojen ve testesteronun yapısında bulunur. Yağ eksikliğinde salgılanma bozulur

4- Proteinler: Proteinler vücudun en küçük birimi olan hücrelerin esas yapısını oluştururlar ve hücrelerin büyük bir bölümü proteinden oluşur. Hücreler sürekli olarak değişip yenilenmektedir. Oluşan bu yenilenme ve değişme olayları sırasında vücuttan sürekli olarak belli bir miktarda protein dışarı atılır. Bu yüzden vücutta enerji deposu olarak kullanılacak bir enerji deposu anlamında bir protein deposu yoktur. Sadece kısa süreli yetersizlikleri giderecek kadar az miktarda protein vücutta saklanabilir. Eğer vücut protein almazsa yıkılan hücreler yenilenemez.
  • Hücrelerin yenilenmesi,

  • Enfeksiyonla savaşan antikorların üretilmeleri,

  • Hücre içi ve hücre dışı sıvılarının osmotik dengede tutulması,

  • Beden fonksiyonlarının,sinir-kas çalışmasının koordinatörü ve regülatörü olan hormonlar ve enzimler için gereklidir.

5- Vitaminler:

Vitaminlerin farklı özel kimyasal yapıları ve fiziksel fonksiyonları vardır.

Genellikle metabolik süreçte özel bir kimyasal reaksiyonu aktive ederler. Eğer vitamin yetersizliği varsa bu süreç tamamlanamaz, hastalık semptomları gelişir ve hastalık başlar.

6- Mineraller:

Mineraller, vücut ağarlığının yaklaşık % 3-5 ‘ini oluştururlar. Vücutta pek çok işlevleri vardır.

  1. Kemik ve dişlerin yapısında bulunarak onların sertliğini ve dayanıklılığını sağlarlar. Kalsiyum, fosfor, magnezyum

  2. Vücut sıvılarının yapısında bulunurlar ve asit baz dengesini sağlarlar.

é

AYAKKABILARINIZ

Dağ Maratonu gibi çok günlük etkinliklerde iyi bir performans için ayaklara dikkat etmek ve ayak problemlerinden kaçınmak gerekir. Ayakkabılarınız ayaklarınız ile bütünleşmelidir.

 

8 Yarışmalarda asla yeni aldığınız bir ayakkabıyı giymeyiniz.

8 Ayaklarınıza uygun bir çift ayakkabı seçin. Ayaklarınıza uyan en büyük numara olmasına dikkat edin.

8 Ayakkabılarınızı öğleden sonra alın. Olağandan biraz daha kalın bir çorapla deneyin. Parmaklarınızın önünde en az 1 cm boşluk kalmalıdır.

8 Ayakkabılarınızın altına özel bir tabanlık koyabilirsiniz. Ancak bu tabanlık ayaklarınızı rahatsız etmemelidir.

8 Ayakkabınız bağcıklı olmalıdır. Ayaklarınız kalın bir çorapla rahat edebilecek şekilde ayarlayabilirsiniz.

8 Ayakkabınız hafif materyallerden yapılmış olmalıdır. Bu da size rahat bir yürüyüş sağlar.

8 Ayakkabı tabanını yüzeye uyum gösterecek şekilde belli bir yükseklikte ve esneklikte olmalıdır. Bu şekilde adale incinmelerinden sakınmış olursunuz.

é

ÇORAPLARINIZ

8 Yarışmalarda asla yeni aldığınız bir çorabı giymeyiniz. En az birkaç kez giydiğiniz bir çift çorap giyiniz.

8 Doğal materyallerden (pamuk, pamuk karışımı vb.) yapılmış  çorapları alınız. Terin emilmesine ve cildinizin rahat etmesine yardımcı olur.

8 Yeterli miktarda çorap bulundurun.

é

AYAK BAKIMI

8 Ayaklarınızın ayakkabı ile sürtünme noktalarını iyi bilmelisiniz.

8 Ayaklarınızı rahat ettirmek için bu noktalara vazelin gibi kremler sürebilirsiniz. Vazelin çorap tarafından da emilip bu noktaların aşınmasına ve yara oluşmasına engel olur.

8 Yarışmadan bir hafta önce ayak parmaklarınızın tırnaklarının bakımını mutlaka yapmış olmalısınız.

é

YANINIZDA GETİRMENİZİ ÖNERDİĞİMİZ MALZEMELER

  1. Yeterli su ve yiyecek (kamp alanında su vardır).
  2. Az bir miktar para.
  3. Özel ilaçlarınız.
  4. Sabun, diş macunu ve fırçası ve benzer hijyen malzemeleri.
  5. Diz ve ayak bileği desteği.
  6. Yürüyüş sopası.
  7. Mont, ceket veya benzeri üst giysisi (soğuktan, rüzgardan ve yağmurdan koruyacak şekilde, GORE-TEX veya  SMPATEX önerilir.
  8. Yeterli miktarda iç giysisi.
  9. Tişört  (uzun kollusunu tercih edin) .
  10. Uzun pantolon (Şorttan daha iyi koruma sağlar)
  11. İnce ve kalın çoraplar ( sürtünmeyi azaltmak için ince olanı içe kalınları üste giyin)
  12. Şapka (başınızı ve yüzünüzü güneşten koruyacak biçimde).
  13. Güneş gözlüğü
  14. Yürüyüş ayakkabıları (bir çift ayakkabı ile gelmeyin, gece yarısı ayakkabıcı aramayalım).
  15. Sandalet veya terlik.
  16. Uyku tulumu (en hafifinden) veya battaniye.
  17. Böcek ve sinek kovucu.
  18. Güneşten koruma kremleri.
  19. Hafif ocak ve sudan etkilenmeyen kibrit.
  20. Çöp torbası
  21. Kamera ve film.

é

GÜVENLİĞİNİZ

 

1- Sel yataklarına dikkat edin

Sel yataklarında yürümemeye dikkat edin. Hasar görmüş köprülerden asla geçmeyin.  Şiddetli yağış ve akan sudaki hızlanma selin habercisidir. Hızla o bölgeden uzaklaşın.Eğer sele kapıldıysanız kıyıdaki kayalara, dallara ve benzeri şeylere tutunmaya çalışın ve kendinizi karaya atın.

 

é

2- Yer kayması

Yer kayması bir kaç günlük şiddetli yağışlar sonucu oluşur. Ağaçsız ve ıslak dik eğimli yerlerden kaçının. Toprak kütlesi kopmaları yer kaymasının öncü belirtileridir. Kesinlikle bu yerlerden uzaklaşın. uygun ekipman ve eğitime sahip değilseniz toprak kaymasına maruz kalmış birini kurtarmaya çalışmayın, işin uzmanlarını çağırın.

 

 é    

3- Tepe yüzeyleri yangınları

Tepe yüzeyi yangınları, kuru otla kaplı alanlarda başlar ve hızla yukarı ve rüzgar yönünde yayılır.Tahrip edici gücü tahmin edilemez. Güneşte fark edilmeyebilir. Uçuşan küllerden veya yanık kokusundan tahmin edilebilir (piknikçilerin ateşleri ile karıştırmayın). Bu yöreden rüzgar yönünün tersine ve bitki örtüsünün olmadığı alanlara doğru uzaklaşınız. Birden böyle bir durumla karşılaşırsanız hemen paniklemeyin ve sakin olun. kendi başınıza söndürmeye kalkmayın. Eğer birden kendinizi yangının ortasında bulursanız giysilerinizi ıslatın ve uzaklaşmaya çalışın.

é

4- Sıcak maruz kalma

Hava sıcaklığı vücudumuz tarafından atmosferik şartlara bağlı olarak algılanır. Aynı sıcaklıkta fakat daha fazla neme sahip bir havayı çok daha sıcak olarak algılarız. Normal  vücut  36-37 C’ dir. Bu  ısı  karmaşık  mekanizmalarla  sabit  tutulur. Normal  düzenleme  mekanizmalarının  aşıldığı  ve  vücudun  artık  daha  fazla  ısıyı  tolere  edemediği  zamanlarda  sıcağa  maruz  kalma  nedeni  ile  hastalık  oluşur. Bunun  üç  formu  olabilir:

 

a- Sıcak  krampları

b- Sıcak  bitkinliği

c- Sıcak  çarpması

 

SICAK  KRAMPLARI: Uzun  süre  yüksek  ısıya  maruz  kalanlarda  görülen  ağrılı  kas  kasılmaları  ile  belirgin  durumdur. Ateşle  ilgili  işçilerde, aşırı  egzersiz  yapanlarda  hatta  bazen  iyi  kondüsyonlu  atletlerde  bile  görülebilir. Kişilerde  terleme  ile  su  ve  tuz  kaybı  olur. Aşırı  çalışan  ve  stres  altında  olan  kaslar  da  bu  kaybına  duyarlı  hale  gelirler  ve  kramplar  oluşur. Kramplar; aniden  başlayan, aşırı  ve  hareketi  kısıtlayıcı  ağrılardır.

 

İlkyardım:

1.    Kazazedeyi  sıcak  ortamdan  uzaklaştırın.

2.    Kazazedeyi  yatırarak  veya  oturtarak  krampları  dinene  kadar  kramplı  kasları  dinlendirin.

3.    Bu  kazazedelere  tuz  yoğunluğu  yüksek  sıvılar   verilmemelidir. Çünkü  kayıp  çok  yüksek  değildir. Sulandırılmış  dengeli  elektrolit  solüsyonları, su  içinde  eritilmiş  ishal  tozları  kullanılabilir. Bunlar  mevcut  değilse  1lt. suyun  içine  1 çay  kaşığı  tuz  atarak  hazırlanan  içecekler  verilebilir.( Tuzlu  su  bulantı  ve  kusma  yapabilir, içeceğe  3-4  çay  kaşığı  şeker  de  katılırsa  sorun  hallolur.)

4.    Ağrılı  kaslara  aşırı  ve  sert  masaj  yapmayın. Bu  şekilde  kasların  kemiğe  yapıştığı  yerlerde  kopmaya  hatta  kas  yırtılmalarına  neden  olabilirsiniz.

 

SICAK  BİTKİNLİĞİ: Sıcak  yorgunluğu  ya  da  sıcak  baygınlığı  da  denen  sıcak  bitkinliği  sıcağın  neden  olduğu  en  sık  görülen  hastalıktır. Terleme  ile  aşırı  su  ve  elektrolit  kaybına  bağlı  olarak  oluşur.

 

Belirtiler:

1.    Kazazede  sıcaktan  yakınır, sık  sık  susar.

2.    Baş  ağrısı, baş  dönmesi, halsizlik, sersemlik, bulantı, kusma  olur.

3.    Kazazedelerin  ciltleri  soluk, terli  ve  yapışkandır.

4.    Nabız  ve  solunum  hızlı  olabilir. Genelde  yaşam  bulguları  normaldir.

5.    Vücut  ısısı  genellikle  normal  veya  biraz  yüksektir.

6.    Kazazede  ani  hareketlerde  baygınlık  geçirebilir.

7.    Eğer  tedavi  edilmezse, sıcağa  maruziyet  devam  ederse  bilinç  düzeyi  düşebilir, sıcak  çarpmasına  dönüşebilir.

 

İlkyardım:

1.    Kazazedeyi  hemen  sıcak  ortamdan  uzaklaştırın.

2.    Tüm  sıkı  giysileri  gevşetin  ve  fazla  olanları  çıkartın.

3.    Kazazedenin  uzanmasını  sağlayın, ayaklarını  biraz  yükseltin.

4.    Eğer  tamamen  kendindeyse  1lt.suya  1çay  kaşığı  tuz  ve  3-4çay  kaşığı  şeker  katarak  hazırladığınız  içeceği  verin.

5.    Bu  önlemler  çoğu  durumda  tüm  belirtileri  ortadan  kaldırır  ve  kazazede  30dk. İçinde  kendini  daha  iyi  hisseder. Eğer  belirtiler  düzelmezse, bilinç  kapanmaya  başlarsa  veya  ısı  yüksek  kalırsa  daha  yoğun  tedavi  için  kazazedeyi  hastaneye  nakledin.

 

SICAK  ÇARPMASI: Sıcağa  maruz  kalmanın  yol  açtığı  çok  az  görülen  ama  en  ciddi  hastalıktır. Vücudun  kabul  edebileceğinden  daha  fazla  ısıya  maruz  kalınmış  ve  aşırı  ısıdan  kurtulmanın  tüm  normal  mekanizmaları  aşılmıştır. Vücut  ısısı  hızla  doku  zararına  yol  açan  düzeye  yükselir, tedavi  edilmezse  mutlaka  ölüm  ile  sonlanır.

 

Belirtiler:

1.    Sıcak  çarpmış  kazazedelerin  ciltleri  sıcak, kuru   ve   kırmızıdır. Terleme  mekanizmaları  aşıldığı  için  terleyemezler. Bu  bulgular  sıcak  bitkinliği  ( terli, yapışkan  cilt )  ile  tezat  oluştururken  sıcak  bitkinliğinden  sıcak  çarpması  geliştiren  kazazedelerin  ciltlerinin  nemli  kaldığı  unutulmamalıdır.

2.    Vücut  ısısı  40-42 C”ye  yükselir.

3.    Kazazedenin  bilinç  düzeyi  düşer  ve  kişi  hızla  çevreye  ilgisiz  hale  gelir. Sayıklamalar, anlamsız  konuşmalar  olabilir. Tamamen  bilinç  kaybolabilir.

4.    Nabız  zayıflar, kan  basıncı  düşer.

 

İlkyardım:

1.    Kazazedeyi  sıcak  ortamdan  uzaklaştırın.

2.    Kazazedenin  giysilerini  çıkartın.

3.    Tüm  vücudu  derhal  soğutmaya  başlayın. Kazazedenin  üzerine  ıslak  havlu  veya  çarşaflar  koyun. Bunları  her  5dk’da  bir  değiştirin. Yelpaze, vantilatör  veya  herhangi  bir  araçla  sağlanan   serin  hava  akımını  kazazedeye  doğru  tutun. KAZAZEDEYİ  ASLA  ANİ  VE  ÇOK  SOĞUK  SUYLA  ( BUZLU  SU  BANYOSU  GİBİ )  SOĞUTMAYIN.

4.    Kazazede  bilinçli  ise  su  ya  da  serin  içecekler  yudumlatın.

5.    Bilinç, solunum  ve  nabzı  sürekli  takip  edin.

6.    Gerekiyorsa  ilkyardımın  ABC’sini  uygulayın.

7.    Kazazedeyi  hemen  bir  sağlık  kuruluşuna  nakledin.

 

Korunma:

1.    Güneşte  veya  sıcakta  çok  fazla  kalmayınız. Sıcak  için  ilk  gün  15dk. İle  sınırlı  olan  aşırı  aktivitenin  her  gün  15dk. arttırılarak  sürdürülmesi  sıcağa  alışmayı  sağlayabilir.

2.    Sıcak  havada  uzun  fiziksel  çabadan  kaçınınız.

3.    Açık  renkli,vücuda  bol  giysiler, açık  ayakkabılar  giyiniz.

4.    Mutlaka  yeterli  miktarda  sıvı  alınız.

    

 

Sıcak  çarpması  nedeni  ile  ölen  kişilerin  beyin  hücrelerinde  hasarlar  görülmüştür. Karaciğer, böbrek  ya  da  öteki  organlardan  birinde  veya  birkaçındaki  harabiyet  bazen  sıcak  çarpmasından  günlerce  sonra  ölüme  götürebilir.

 

Sıcak  çarpmasında; vücut  ısısının  artması  ile  derialtı  damarları  genişler, derin  dokulardan  deriye  kan  akımı  olur  ve  kan  burada  göllenir. Dolaşımdaki  kanın  azalmasıyla  kalp  kası  hücrelerinde  ölümler, ritim  bozuklukları, yaygın  damar  içi  pıhtılaşmaları  ve  diğer  sistemik  etkiler  ile  karşılaşılabilinir. Makattan  alınan  ısının  41C  ve  üzerine  çıkmasıyla  beyin  harabiyetleri  başlar, 43C’nin  üzeri  ise  yaşamla  bağdaşmaz.

é

5- Soğuğa maruz kalma

Vücut  ısısının  teorikte  37C nin  uygulamada  35C nin  altına  düşmesine  HİPOTERMİ  denir. Bazen  vücudun  sadece  ayaklar ,eller,kulaklar  veya  burun  gibi  uç  kısımları  soğuğa  maruz  kalıp  lokal  olarak  yaralanabilir.

 

Belirtiler: Hipotermi  5  genel  evre  boyunca  ilerler. Evreler  arasında  belirgin  bir  ayırım  yoktur.Ancak  belirti  ve  bulguları  bilen  ilkyardımcı  durumun  ciddiyetini  tahmin  edebilecektir.

 

1. Evre: Vücut  ısısı  35-32 C arasındadır. Donma  üşüme  ile  başlar.  Kazazede  soğuktan  yakınır . Cilt  soğuktur,daha  fazla  ısı  üretmeye  çalışan  kazazede  zıplar,ayaklarını  yere  vurur. Tüyleri  diken  diken  olmuştur. Daha  sonra  titreme  görülür.

2. Evre: Vücut  ısısı  32-29 C arasındadır. Azalmış  kas  fonksiyonu  ile  karakterizedir. Kazazede  montunun  fermuarını  çekemez,ince  kas  aktivitesi  durmuştur.

3. Evre: Vücut  ısısı  29 C  olduğu  zaman  artık  tüm  kassal  aktivite  durmuştur. Kazazede  yorgun,UYKULUDUR. Çevresine  kayıtsız  olabilir. Soğuk  ortamla  savaşma  isteğini  yitirmiştir. Soruları  sadece  hırıltı  şeklinde  yanıtlar.

4. Evre: Vücut  ısısı  27 C ye  inmiştir. Hayati  bulgularda  azalma  gözlenir. Nabız  yavaşlar  ve gittikçe  daha  zayıf  olur,düzensiz  nabızlar  alınabilir. Şahdamarı  atışını  bile  saptamak  güç  olabilir. Solunum  da  yavaşlamıştır.

5. Evre: Tüm  kalp  ve  akciğer  aktivitesinin  tamamı  ile  durmuş  gibi  olduğu  bu  son  evre  görünüşte  ölümle  karakterizedir. ‘Görünüşte’  sözcüğü  kullanılmıştır  çünkü  ölü  gibi  görünen  böyle  kazazedeler  canlandırılmışlardır. Eski  bir  deyiş  “Birisi  ısıtılıp  ölü  olduğu  görülmedikçe  ölü  kabul  edilmez”  der. Bu  nedenle  ilkyardımcı  soğuk,nabzı  alınamayan  kazazedeyi  asla  ölü  olarak  değerlendirmemelidir. Kişi  “metabolik  bir  buz  kutusu”nda  olabilir  ve  eğer  daha  fazla  ısı  kaybı  önlenirse  başarıyla  geri  döndürülebilir.

 

İlkyardım

1- Kazazedeyi  yatar  pozisyonda  tutun.

2- Islak  giysilerini  çıkartın, nazikçe  kurulayın.

3- Kondüksiyon  ve  konveksiyon  yoluyla  ısı  kaybını  önleyin. Soğuk  ıslak  zeminle,soğuk  metal  gibi  cisimlerle  temasını  kesin; rüzgardan,hava  akımlarından  koruyun.

4- Tüm  vücudu  sadece  yüz  açıkta  kalacak  şekilde, mümkünse  önce  naylon  ya  da  folyoyla  sonra  battaniye  veya  kuru, geniş  bir  materyalle  sarın. Baş  ve  boyunu  iyice  kapayın. Çünkü  vücut  radyasyon  yolu  ile  en  çok  bu  bölümlerden  ısı  kaybeder.

5- Kazazede  bilinçli  ise  ılık, tatlı  bir  içecek  yudumlatın.

6- Kazazedenin  ABC’sini  sürekli  kontrol  edin.

7- Kazazede  bilinçsiz  ise  hava  yollarını  kontrol  edin, gerekirse  suni  solunum  yapın  ama  KALP  MASAJI  YAPMAYIN..........

8- Kazazedeyi  hemen  bir  hastaneye  nakledin.

 

Hipotermide  Asla  Yapılmayacaklar

 

1- Kazazedeyi  ani  olarak  ısıtmayın

    Hemen  çok  sıcak  bir  yere  almayın.

    Doğrudan  bir  ateşe,sobaya  ya  da  herhangi  bir  ısı  kaynağına  maruz  bırakmayın.

    Sıcak  su  doldurulmuş  şişeler,termoforlar,elektrikli  battaniyeler  kullanmayın.

 

2- Masaj  yapmayın, ovalamayın.

3- Sigara  içirmeyin, alkol  vermeyin.

4- Bandaj  yapmayın.

5- Cilde  ilaç, merhem  vs.  sürmeyin.

6- Hipotermik  kazazedenin  olay  yerinde  tamamen  ısıtılmasına  çalışılmamalıdır. Yeniden  ısıtma, hastane  ortamında  bile  düzeltilmesi  güç, çok  ciddi  kalp  atım  bozukluklarına  neden  olabilir. Bu  ritim  bozuklukları  olay  yerinde  düzeltilemez.

é

6- Kaza olduğunda  rapor edilmesi

Yaralanan yada hastalanan kişiye ilk yardım uygulayın ( http://www.dask.org.tr/ILKYARDIM/iy_ilkeler.htm ) arama-kurtarma ve ilk yardım ekibini çağırın, ekibe ulaşmak için uluslararası çağrı sinyalleri dahil tüm araçları kullanın. Ekibe ulaştığınızda;

  1. Kazanın oluş biçimi ve niteliği

  2. Olduğu yer ve zaman

  3. Kaza noktasının koordinatları  ve en yakın noktalar

  4. Civarda özel yüzey şekilleri

  5. Yaralanan kişinin bilgileri. Adı, yaşı, cinsiyeti, telefon numarası vb.

  6. Yaranın büyüklüğü

  7. Yapılan ilk yardım

  8. Hava durumu

  9. Diğerlerinin durumu

  10. Varsa diğer bilgiler

Uluslararası çağrı işaretleri: Arka arakaya 6 kez UZUN İŞARET ve bir dakika ara verin. BUNA SESİNİZİ DUYURUNCAYA KADAR DEVAM EDİN.

İşaret biçimleri:

  1. Düdük çalmak

  2. Ayna veya başka bir parlak yüzeyle ışık yansıtmak

  3. Gece el feneri yada varsa fotoğraf makinesinin flaşı

  4. Parlak renkli bir bezi sallamak

 

 

é